Ülke gündemi giderek ağırlaşıyor… Terör giderek tırmanıyor… Suriye’de durum karışık… Komşularımız Rusya, İran ve Irak ile ilişkilerimiz, “limoni”. Ekonomimiz, Avrupa’nın krizinden çok etkileniyor… Dua edelim, Avrupa’da kriz bir an önce sona erer…
Dua edelim komşularımızla ilişkilerimiz, normal bir zemine oturur… Korkarım ilişkilerimiz, “Sunni-Şii İslam” eksenine oturmaz… Ama esen rüzgar bu yönde, haberiniz olsun… Umarım; laiklik ve laik düşünce temel referansımız olmaya devam eder…
Bu ortam içerisinde 2013’te yerel seçim, 2014’te Cumhurbaşkanlığı ve 2015’te de genel seçim sandığı önümüze gelecek… Anlaşılan, seçim seçimlerin odağına “dış politika”, “terör” ve “ekonomi” oturacak… Sanırım demokrasi, özgürlükler, bireysel haklar, Avrupa Birliği ve bunlara mümasil konular “out” olacak, “İleri demokrasi” rafa kalkacak; ağırlıklı “terör” konuşulacak…
Terör üzerinden “vuracak” siyasiler birbirlerini… Çok acı, çok… Oysa, “terör” bir sonuç; nedenler ortadan kalkmadığı sürece hiç eksik olmaz; sadece şekil ve söylem değiştirir, o kadar…
Anlaşılan yine Türkiye; “özgürlüklerle”, “terör” denklemi arasında sıkışıp kalacak… Ve yazık olacak bu ülkeye… Unutmayın bu ülke hem etnik ve hem de inanç alanında giderek “ayrışıyor” ve bu “ayrışma” giderek derinleşiyor, haberiniz olsun…
Etnisite ve inanç üzerinden siyaset yapılırsa olacağı da bu… Herkesin, hele hele siyasilerin bu iki alan konusunda çok duyarlı olması; ağızlarından çıkan lafları iki ölçüp bir biçmesi gerekir…
Anlaşılan; yerelleşme, özgürleşme, demokratikleşme umutlarımız bir başka bahara kalacak… Umut fukaranın ekmeğiymiş… Biz de umut etmeye devam edeceğiz… Onlarca yıldır, ettiğimiz gibi…
***
AKP ve MHP anlaştı, muhtemelen bir yıl sonra bu günlerde yerel seçimler var… Seçim sonuçları nasıl olur bilmem; ama şuanda ibrenin AKP’den yana olduğunu söylemek, kehanet olmasa gerek…
Yukarıda da dedik; arkasından da Cumhurbaşkanlığı seçimi var, 2014’te… Siyaset bu hiç belli olmaz; AKP ile MHP, Tayyip bey üzerinde anlaşır, olur biter… Gürültüsüz, patırtısız bir seçim geçiririz…
Öyle ya; “Kürtçü, komünist, solcu, alevi, şii” ya da “ANAP, DYP, liberal” tandanslı birisine MHP, destek verecek, değil ya!.. Tek başına bir aday da çıkartamayacağına göre, göreceksiniz MHP, Tayyip bey konusunda AKP ile anlaşacak… Diğer bir ifade ile, birbirleri için söyledikleri laflar, şimdilik rafa kaldırılacak…
Peki, bu denklemde Abdullah beyin yeri neresi? Numan Kurtulmuş ve Süleyman Soylu taraftarlarına bakarsanız, Sayın Gül, Tayyip bey sonrası, partiyi omuzlayamaz; karizmatik bir liderlik yapamaz, parti zor duruma düşer…
Benzeri sözleri söyleyen Milletvekili olduğu gibi; bu hale inanan ve yazan gazeteciler de var… Kıt aklımla, anlayabildiğim kadarıyla Abdullah beyin denklemdeki yeri pek belli değil… Tabii, bundan Kayseri’nin ve Sayın Gül’ü sevenlerin rahatsız olması gerekir…
***
Gerçi bu işe de daha iki yıl var; kim ölür, kim kalır, Allah bilir… Daha, siyaset köprüsünün altından çok sular akar… Süleyman beyin dediği gibi, “siyasette bir hafta uzun bir zaman”… Ama unutulmasın; bölücü terör bu hızı ile devam etsin; sandık sonuçları da çok farklı çıkabilir… Tabii, böyle bundan, iktidar ve iktidar mensupları zararlı çıkar…
Kayseri’ye gelince; metropolde AKP ağırlığı tartışılmaz… Tabii, bunda ya da bu sonuçta, Büyükşehir adayının kim olacağı çok önemli… Neticeyi, Büyükşehir adayı büyük ölçüde belirleyecek… AKP’nin Büyükşehir, Melikgazi, Kocasinan ve Hacılar’da sıkıntı çekeceğini sanmıyorum… İncesu, Talas ve Yeşilhisar da ise; yerel aday çok önemli… Öyle ya da böyle bu ilçelerde de ibre AKP’den yana…
Unutmayın, Başkan Özhaseki olmasaydı Rifat Yıldırım Talas’ta zor çıkardı, sandıktan… Bu benim tahminim, yanılabilirim… Hatırlanırsa Özhaseki, hiçbir ilçede yapmadığı çalışmayı, Talas’ta yaptı…
Adeta Talas’a asıldı… Yanılıyor muyum?
Tabii, bu değerlendirmem asla ve asla Başkan Yıldırımı küçültmez, değerini düşürmez… Ama bir de siyasetin cilveleri var, bunu da kabullenmek zorundayız… Yine unutulmasın, Tayyip bey olmasa, AKP zor elde ederdi, başarılı seçim ve referandum sonuçlarını…
Tayyip bey nasıl bir karizmatik liderse, yerel de Başkan Özhaseki de öyle… Şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Özhaseki gibi, partisi ve şehir üzerinde, bu denli etkili olabilen ikinci bir belediye başkanı görmedim, desem yalan olmaz…
Demem o ki; Kavuncu’nun da, Çalık’ın da, Niyazi Bahçecioğlu’nun da partileri ve şehir üzerinde etkisi, sınırlıydı… Ama Özhaseki’nin ki öyle değil… Demem o ki; Başkanın izni olmadan, “kuş uçmaz”, parti teşkilatında ve Kayseri’de… Allah nasip ederse, yarın ki “Derin Analizlerime” Özhaseki ile devam edeceğim…
Bu haber 349 defa okunmuştur.